Neden bu kadar alındın ki üzerine…
Aşka yazılan bir mektuptan bana iade edilen bir kağıt parçasından başka nedir düşlediklerim… kaleme ve yazıya ve belki hiç bitmeyecek olana yazılan şarkılardan biri saysan ne çıkardı…
İkilemler arasında kalan bir bedevi karamsar bir "ama" say varlığımı. Ölmekle yaşamak, gitmekle kalmak arasında ne fark ederdi aradığımı bıraktığım yerde bulamadıktan sonra. Bir çift iskarpin gibi giyindiğim veda türkülerini sürüklerken kendimle hiç dönmeyecek olana verdim kendimi…
Şimdi durup rüzgarı dinlemek, dinlerken dirilmek gibi ıslak kalan caddeleri kim kirletti yokluğum(n)da… hadi sanada elveda derken bir vuslat türküsü dirilir dimağımda…
Yitikleşen düşlere yerleşen cemalin ay kokan ve puslu zarafetinle sürüklendiğim gecelerin karesinde buldum kendimi…
İçime akıttığım gözyaşlarımı içimden dışıma taşan yokluğuna tuttuğum ayaz nöbetlermi. Hadi ellerimi ellerinden at benimle birlikte. Belki kim bilir beklide ileride bakıp bakıp gülersin diye bırakıyorum sana yazdığım şiirleri… Zaten ben yazmadım onları sen yazdın dediğim değimliydin…
Aracısı olduğum aşk masalları ve efektler verdiğim filmlerin sonu bulması gibi biraz buruk biraz kurak iklimlerde kalmış yanlarım sana inat ıslak artık…
Öksüz kalan şiirlerim var benim ölünün ardından konuşulmaz diyor babam konuşmuyorum susuyorum bütün kinim kendime bütün isyanım iç çekişlerim özümseyişlerim kendime benim…
Sen neden alındın ki üzerine…
Zaten bendim bırakıp giden, ardına bile bakmadan usul adımlarla ilerleyen. Ardımda viran olmuş bir aşkı birilerinin üzerine yığıp giden bendim…
Suçluyum… Cezamı çekiyorum… katıksız müebbet bir sevda zindanında kalma yükümlülüğüm olsa gerek.
Oysa hayallerim vardı benim, buğulu gözlerinde kaybolmak gibi, bir anlık cinnet geçirdim say öldürdüm sana dair ne varsa içimde. İdam sehbalarına yakışırdı benim gibisi, hüzünlüyüm… sana yazdığım ne varsa aslında hepsi benimdi…
Zaten hiç alınmamalıydın sen üzerine…
Anlamadın gözlerimdeki yalanları, seviyorum derken sana olan nefretimi, sensizliğe olan özlemlerimi anlamadın nasılsa…
Unutalım gitsin, bakma sen bana bazen haddimi aşıyorum işte saçmalıyorum bilmeden ne yaptığımı onun için sen hiç alınma üzerine…
Ortada kalan bütün yıkıkları ben alırım üzerime, giyinirim hasret kepeneğini, uyuturum ağlayan cümlelerimi…
Cidden sen niye alındın ki üzerine…